MEZUN
24 Şubat 2020

Tasarladıkları drone’lar hayat kurtaracak

BİLGİ Bilgisayar Mühendisliği mezunu Orkun Aşa ve BİLGİ Mekatronik Mühendisliği mezunu İpek Görgeç, otonom drone girişimi kurdu. Ürettikleri drone’lar afetlerde enkaz altında kalanları termal kameralarla tespit edip anlık olarak konumlarını bildirebilecek

...
Orkun Aşa ve İpek Görgeç mezuniyet projelerinde tasarladıkları drone'u geliştirerek kendi girişimleri Hummingdrone'u kurdu.

BİLGİ Bilgisayar Mühendisliği mezunu Orkun Aşa ve BİLGİ Mekatronik Mühendisliği Mezunu İpek Görgeç’in otonom drone girişimi TÜBİTAK BİGG 2019 Teknogirişim Sermayesi Programı kapsamında binlerce başvuru arasından destek almaya hak kazanan 146 girişimden biri.

Kurdukları girişim “Hummingdrone”,  tarım, inşaat, enerji gibi sektörlerde endüstriyel ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra afetlerde arama kurtarma çalışmalarında anlık bilgi akışı sağlayacak drone’lar üretmeyi hedefliyor. Bu drone’ların en önemli özelliği ise “tam otonom” olmaları; yani yapay zekâ modellemeleri sayesinde bir kullanıcıya ihtiyaç duymadan çevrenin haritasını çıkararak etraftaki engelleri, hareketli objeleri algılayıp kendi kendilerine manevra yapabilen ve kameralar aracılığıyla aldıkları görüntüyü anlık olarak işleyip bildirebilen bir sisteme sahipler.

‘Drone uçuyor mu?’

Girişimin hikâyesi Aşa ve Görgeç’in BİLGİ’den mezun olurken bitirme tezi olarak tasarladıkları otonom drone projesi üzerine birlikte çalışmalarıyla başlıyor. Otonom bir arama kurtarma drone’u üretme düşüncesiyle yola çıktıklarını belirten Görgeç, mezuniyet projelerinde umdukları başarıyı elde edememiş olsalar da bu sürecin kendilerine çok şey öğrettiğini anlatıyor:

“Mezuniyet projemizde termal kamera ile enkaz altında kalan insanları bulabilmek için kullanılabilecek bir otonom drone yapmaktı amacımız. Üzerine çok çalıştık, çok yol denedik, ancak projemiz başarılı olamadı o zaman. Çalıştığımız laboratuvara hocalar, arkadaşlarımız sık sık gelip drone’u uçurup uçuramadığımızı soruyorlardı. En sonunda birisi geldi laboratuvardaki tahtaya ‘uçuyor mu?’ diye yazdı.  Bütün çalışma sürecimiz boyunca o yazı orada durdu. Biz o drone’u hiç uçuramadık, çünkü uçurmak tehlikeliydi. Ancak o projede ‘ne yapmamak’ gerektiğini öğrenmiştik ve tüm o deneyim bize girişimimizin kapılarını açtı.”  

Türkiye’nin ilk ticari “tam otonom” drone’u

Hummingdrone, Türkiye’nin ilk ticari “tam otonom” drone’larını üretecek. Peki, bir drone’un “tam otonom” olması ne demek? Görgeç, bu soruya şöyle cevap veriyor: “Bir drone’un kendi kendine uçabiliyor oluşu tam anlamıyla otonom olduğu anlamına gelmiyor. Bizim otonomi anlayışımız çok daha kompleks. Birçok kamera ve sensör aracılığıyla çevresini 360 derece algılayıp tarayabilen, sürekli etrafının haritasını çıkararak uçan kuşun bir sonraki konumunu dahi tespit edip bu engelden kaçabilen, kendisi kararlar alabilen bir sistem tasarladık. Şu an bunu dünyada yapabilen yalnızca bir drone firması var. Ayrıca, drone’un kullanılacağı alana göre donanımsal olarak özelleştirmeler yapabiliyoruz.”

Türkiye’de “tam otonom” drone’ların şu an yalnızca askeri alanda kullanıldığını belirten Aşa, açık kaynak kullanarak programladıkları bu drone’larla inşaat, enerji ve tarım sektörlerinde endüstriyel ihtiyaçlara cevap vermeyi hedeflediklerini belirtiyor. Örneğin, tarım sektöründe bu drone’lar tarlalar üzerinde periyodik uçuşlar yapıp bitki sağlığına ilişkin insan gözünün tespit edemediği durumları raporlayabilecek veya inşaat sektöründe bir binanın 3 boyutlu modellemesini yarım saat gibi kısa bir sürede gerçekleştirebilecek.

‘Afetlerde zaman kaybının önüne geçilebilir’

Aşa, geliştirdikleri drone’un diğer drone’lardan farklı olarak konum ve görüntü gibi anlık veri akışı sağlayabilmesi sayesinde arama kurtarma faaliyetlerini de ciddi ölçüde kolaylaştırabileceğini vurguluyor.

Şu an, arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılan drone’ların anlık veri akışı sağlayamadığını belirten Aşa, termal kameralar sayesinde depremlerde enkaz altında kalanların konumlarını tespit edip bu bilgiye anında ulaşmanın mümkün olacağını söylüyor. Veya bir yangının çıkış noktası çok kısa sürede tespit edilerek itfaiye ekipleri ona göre koordine edilebilecek. Aşa, zamanın insan yaşamı için kritik olduğu afet durumlarında anlık konum ve görüntü bildiriminin zaman kaybının önüne geçebileceğini vurguluyor.